Haberlere göre Ankara’nın öncülüğünde yürütülen temaslarda, çatışmaların daha geniş bir bölgeye yayılmaması için diplomatik çözüm yolları aranıyor. Türkiye’nin hem ABD hem de İran ile iletişim kanallarını açık tutmasının, arabuluculuk rolünü güçlendirdiği belirtiliyor. Diplomasi uzmanları, Türkiye’nin daha önce Rusya-Ukrayna savaşında yürüttüğü arabuluculuk diplomasisinin benzer bir model olarak değerlendirildiğini ifade ediyor.
ANLAŞMA ÖNÜNDE ZOR ENGELLER VAR
Ancak görüşmelere rağmen henüz somut bir ilerleme sağlanamadığı belirtiliyor. İran’ın temel taleplerinden geri adım atmaması ve ABD’nin güvenlik şartlarında ısrarcı olması, müzakerelerin önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, tarafların “maksimum taleplerle” masaya oturmasının süreci zorlaştırdığını belirtiyor.
GÖRÜŞMELER İÇİN İSTANBUL VE KATAR ÖNE ÇIKIYOR
Olası müzakere adresleri arasında İstanbul ve Katar’ın başkenti Doha’nın öne çıktığı ifade ediliyor. Türkiye’nin diplomatik güvenilirliği ve taraflarla kurduğu dengeli ilişkiler nedeniyle İstanbul’un güçlü bir aday olduğu değerlendiriliyor.
TÜRKİYE’NİN ROLÜ KRİTİK OLABİLİR
Uzmanlara göre Türkiye’nin sürece dahil olması:
- Bölgesel savaş riskini azaltabilir
- Enerji ve ticaret hatlarının güvenliği açısından önem taşıyor
- Küresel petrol fiyatları üzerinde etkili olabilir
Diplomatik kaynaklar, önümüzdeki günlerde taraflar arasında yeni temasların gerçekleşebileceğini ve ateşkes ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor.