Turizmin incisi Alanya’da Haberibizden.com ekibi sokağa çıktı; hem kent insanının hem de tatilcilerin kafasını kurcalayan o merak uyandırıcı soruyu sordu: "Alanya’da yaşamak mı daha avantajlı, yoksa buraya turist olarak gelmek mi?" Pazardan sahile, tarihi çarşıdan sokaklara kadar mikrofon uzatılan vatandaşlardan ezber bozan yanıtlar geldi.
PAZAR ESNAFI VE YERLİ HALK: "TELAŞI BİZE, SEFASI ONLARA!"
Semt pazarında tezgahının başında konuşan bir pazar esnafı, kentin tüm yükünü çektiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Biz yaz kış demeden bu sıcakta, bu pahalılıkta ekmek mücadelesi veriyoruz. Turist ise geliyor, denizine girip dinlenip gidiyor. Bizim çektiğimiz trafik, hayat pahalılığı ve koşturmaca onlarda yok. Bu devirde Alanya'da kesinlikle turist olmak var!"
ÇARŞIDAKİ GENÇLER: "BİZİM İÇİN YAŞAMAK, ONLAR İÇİN TATİL!"
Tarihi çarşıda karşılaşılan gençler ise madalyonun diğer yüzüne dikkat çekerek şunları kaydetti: "Turist olarak gelmek birkaç haftalık bir rüya gibi. Ancak burada bir gelecek kurmak, okumak ya da çalışmak çok farklı bir mücadele. Dışarıdan bakınca cennette yaşıyoruz gibi görünüyor ama sosyal imkanlar ve yaşam maliyetleri gençleri zorluyor. Keşke biz de buraya sadece tatilci kafasıyla bakabilsek."
SAHİLDEKİ TATİLCİLER: "BU CENNETTE YAŞAMAK BÜYÜK ŞANS"
Dünyaca ünlü Alanya sahilinde güneşin keyfini çıkaran tatilciler ve yabancı misafirler ise tam tersi görüş bildirdi. Sahilde mikrofon uzatılan bir tatilci şu ifadeleri kullandı: "Biz sadece birkaç günlüğüne bu güzellikten faydalanabiliyoruz. Sonra yine büyükşehirlerin gri havasına ve stresi içerisine dönüyoruz. Her sabah bu denize, bu güneşe uyanmak bence dünyadaki en büyük avantaj. Alanyalılar ellerindeki bu cennetin kıymetini bilmeli."
YERLİ HALK VE ESNAF HAYAT PAHALILIĞINDAN, TATİLCİLER İSE AYRILMAKTAN DERTLİ
Sonuç olarak; Alanya’da yaşayanlar kentin sunduğu doğal güzelliklerden hayatın koşturmacası ve geçim telaşı yüzünden faydalanamazken, dışarıdan gelenler ise kentin yükünü hissetmeden sadece tadını çıkarıyor. Bu durum, yerli halk için Alanya'nın bir "mücadele alanı", turistler içinse bir "cennet" olarak algılandığını ve tarafların birbirinin konumuna imrendiğini gösteriyor.