Amine Kayaalp Yazdı ''Her Kayıp Bir İhmalin Sessizliği''

Bir çocuğun sabah evden çıkarken arkasına bakmadan gidebildiği yer olmalı okul. Bir annenin “gözüm arkada kalmasın” demeden evladını teslim ettiği bir yer…Ama artık değil.

Artık bazı okullar, bilgiyle değil korkuyla anılıyor.
Artık bazı koridorlarda teneffüs zili değil, sessizlik yankılanıyor.
Ve ne yazık ki bazı sıralar… bir daha dolmuyor.

Soruyorum:
Kaç kayıp daha vermeliyiz?
Kaç haber daha izlemeliyiz?
Kaç acı daha “önlem alınacak” cümlesine sığdırılmalı?

Güvenlik… Bir lüks değil. Bir ihmal hiç değil.
Okullar, en savunmasız olanların en güvende olması gereken yerlerdir.
Ama bugün hâlâ birçok okulda ne yeterli güvenlik görevlisi var, ne de etkili bir kontrol sistemi.

Bir kapıdan herkes girebiliyorsa, orası artık sadece bir okul değildir.
Bir risk alanıdır.

X-ray cihazları, güvenlik görevlileri, denetim sistemleri…
Bunlar “olsa iyi olur” değil, “olmak zorunda” olan şeylerdir.
Çünkü biz çocuklarımızı sadece eğitime değil, hayata hazırlıyoruz.
Ama önce onların hayatta kalmasını sağlamamız gerekiyor.

Ve belki de en acısı şu:
Her olaydan sonra konuşuyoruz.
Her kayıptan sonra üzülüyoruz.
Ama sonra… unutuyoruz.

Oysa bir toplum, en çok çocuklarını koruyabildiği kadar güçlüdür.
Ve bir kadın… en çok evladını güvenle büyütebildiği kadar huzurludur.

Bu bir çağrı değil sadece.
Bu bir sorumluluk hatırlatması.
Ve artık geç kalınmaması gereken bir gerçek:

Okullar güvenli değilse, hiçbirimiz güvende değiliz.