The Journal of Positive Psychology dergisinde yayımlanan araştırmada, Dünya Değerler Araştırması'nın (World Values Survey) verileri analiz edildi.
Çalışma kapsamında 66 ülkeden 97 bin 220 kişinin verileri incelenirken, bilim insanları mutluluğu hem bireylerin hissettiği olumlu duygular hem de yaşam memnuniyeti açısından değerlendirdi. Analizde yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sosyal statü ve ülkelerin ekonomik durumu gibi değişkenler de dikkate alındı.
TOPLUMSAL DAYANIŞMA DAHA ETKİLİ BULUNDU
Araştırmanın yazarı, Polonya Bilimler Akademisi Psikoloji Enstitüsü'nde görev yapan Ewa Palikot, bugüne kadar yapılan çalışmaların büyük bölümünün bireyleri mutlu eden unsurlara odaklandığını, toplumların mutluluğunu belirleyen faktörlerin ise daha az incelendiğini belirtti.
Araştırmaya göre, bireylerin kendi mutluluğunu önceleyen yaklaşımlardan ziyade, başkalarına destek olmayı ve dayanışmayı teşvik eden toplumcu mekanizmalar ülkelerin genel mutluluk seviyesini artırmada daha başarılı sonuçlar veriyor.
MUTLULUĞU ETKİLEYEN BEŞ TEMEL UNSUR BELİRLENDİ
Araştırmacılar, analiz sonucunda toplumların mutluluğunu etkileyen başlıca beş temel unsur tespit etti.
Bunlar; bireysel özgürlük ve eşitliğin desteklenmesi, bilim ve demokratik değerlere dayalı kurumların güçlendirilmesi, temel ihtiyaçların karşılanması, kamu kurumlarına duyulan güven ile bireylerin yakın çevreleriyle kurduğu sosyal bağlar olarak sıralandı.
YAKIN ÇEVREYE BAĞLILIK HER ZAMAN OLUMLU SONUÇ VERMİYOR
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de mahalle ve yakın çevreyle kurulan güçlü bağların bireysel ve toplumsal düzeyde farklı sonuçlar doğurması oldu.
Buna göre, yakın çevresiyle güçlü ilişkiler kuran bireylerin daha mutlu olduğu görülürken, toplum genelinde yalnızca dar çevreye bağlılığın öne çıktığı ülkelerde ortalama mutluluk seviyesinin daha düşük olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, bunun dış gruplara yönelik önyargıları artırarak toplumsal güveni zayıflatabileceğini değerlendirdi.
NEDEN-SONUÇ İLİŞKİSİ KANITLANMADI
Araştırmacılar, elde edilen bulguların gözlemsel verilere dayandığını ve doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmadığını vurguladı.
Uzmanlar, kültürel değerlerde yaşanacak değişimlerin toplumların mutluluğunu uzun vadede nasıl etkilediğinin ancak yıllara yayılan takip araştırmalarıyla kesin olarak ortaya konulabileceğini belirtti.





