Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Fikret Türkoğlu, Türkiye'de yaşanan ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı ve siyasi gündeme ilişkin bir yazılı açıklama yaptı. İktidarı ve muhalefeti sert sözlerle eleştiren Türkoğlu, milletin asıl gündeminin geçim derdi, adalet ve onurlu bir yaşam olduğunu vurguladı.
"MİLLETİN DERDİ TERÖRİSTİN VİLLASI DEĞİL, EKMEKTİR!"
Milletin ekonomik buhran altında ezildiğini ifade eden Başkan Türkoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Mazot 100 Lira; teröriste villa... Bebek katilinin de itibarında tasarruf yok. İtibarsızlaştırılan; esnaf, işçi, emekli, anne, baba... Lazıyla, Kürdüyle, Çerkeziyle, Türk milletinin tamamı ekonomik buhran altında ezilirken; milletin derdi uyduruk barış süreçleriyle teröriste imtiyaz, teröristbaşına villa tartışmaları değil, geçim derdidir! Esnafın eşinden dostundan para dilenmeye yüzü kalmadı. Banka kredileri almış başını gitmiş, bankalar tefeciye dönüşmüş, kredi kartı ile alışverişte bile yüzde 3-5 komisyon alınıyor. Üstüne cezalar, vergiler, yeni zamlar... Mazot 100 liraya dayanmış, esnaf tefecilere malını mülkünü ipotekliyor, çekler yazılıyor, krediler patlıyor. Millet borç içinde boğulurken başımızdakiler toplumdan kopmuş, kendi kendilerine küsüp barışıyorlar. Siz ne olsa göreceksiniz; intihar eden, kendini yakan, cinnet getiren, borçlusunu alacaklısını öldüren yetmiyor mu? Siz ne olsun istiyorsunuz? Milletin yaşadığı sefaleti görmek için ne olmalı? Restoranlar dolu, mazot 100 lira ama millet arabaya binmeye devam ediyor. Trafik sorunu var mı diyeceksiniz? Trafik sorununu milleti yoksul bırakarak mı çözeceksiniz? Restorana gitmeyi mi bırakalım? Anlamanız için sefer taslarıyla işe mi gidelim? Kürdün de derdi ekonomi, Lazın da, Çerkezin de... Hülasa bütün Türk milletinin de derdi ekonomisi."
"KRAL ÇIPLAK! BU ADALETSİZLİĞE BAŞ KALDIRIYORUZ"
İktidarın da muhalefetin de milletin gerçeklerinden koptuğunu belirten Türkoğlu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"İktidar da tatlı su muhalefeti de milletin gerçek gündeminden kopmuştur. Bu millet adalet, eğitim, barınma, sosyal devlet ve güvenlik istiyor. Sesimizi yükselttiğimizde hapse atılma korkusu yaşayacaksak, böyle bir düzenin bize sunduğu yaşamın ne onuru ne de anlamı vardır. Biz bu çirkinliğe, bu yokluğa, bu adaletsizliğe baş kaldırıyoruz! Kral çıplak! Hatta bizim kralların yüzlerinin derisi bile kalmamış. Yüzsüzler! Saraylarda şatafat içinde yaşayanlar; esnafı, memuru, işçiyi, çiftçiyi görmek zorundadır. Bu milletin ekonomik buhranını, yaşanan ahlaki çöküntüyü, yozlaşmayı, kimliksizleşmeyi ve değersizleşmeyi artık görmezden gelemezsiniz. Komşusu açken tok yatan güvende değildir. Dilsiz bir toplumun avazı olarak sesimizi yükseltiyoruz. Bu milletin derdi teröristin villası değil, ekmektir. Bu milletin derdi imtiyaz değil, adalettir. Bu milletin derdi şatafat değil, onurlu bir yaşamdır. Milletin derdinden kopanlar, milletin geleceğini yönetemez!"


