Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "varoluşsal bir tehdit ve felaket" olarak nitelendirdiği düşen doğurganlık hızı Türkiye’de 1,42’ye kadar geriledi. Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı "Türkiye'de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler" başlıklı rapor; ailelerin çocuk istememekten değil, bakım, barınma, eğitim maliyetleri ve iş kaybı endişeleri sebebiyle ikinci çocuk kararını alamadığını ortaya koydu.
EN BÜYÜK KIRILMA İKİNCİ ÇOCUĞA GEÇİŞTE
Verilere göre 2014 yılında kadın başına 2,19 olan doğurganlık hızı 2025’te 1,42 seviyesine kadar düştü. Nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altında kalan il sayısı 76'ya yükselirken; İstanbul (1,14), Ankara (1,11) ve İzmir (1,10) ulusal ortalamanın oldukça gerisinde kaldı. Yaşanan bu düşüşün bileşenleri incelendiğinde, özellikle 2021-2025 dönemindeki kaybın yüzde 75,9’unun birinci çocuktan ikinci çocuğa geçişteki zayıflamadan kaynaklandığı belirlendi.
BÜTÇE BASKISI VE BAKIM YETERSİZLİĞİ ETKİLİ OLUYOR
En düşük gelirli yüzde 20'lik kesimin bütçesinin yüzde 67,9'unu sadece konut, kira ve gıda harcamaları oluşturuyor. Eğitim hizmetlerindeki fiyat artışlarının genel enflasyonun çok üzerinde seyretmesi de ailelerin yükünü ağırlaştırıyor. Bunun yanı sıra Türkiye'de 0-2 yaş grubunda kurumsal bakımdan yararlanma oranının yüzde 1'in altında kalması ve çalışanların yüzde 83'ünün profesyonel bakım hizmeti alamaması, kadınları iş hayatı ile çocuk bakımı arasında seçim yapmaya zorluyor.
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ İÇİN ALARM VERİLİYOR
Yıllık kız çocuk doğum sayısının 2014'ten bu yana yüzde 33,7 azalması gelecekteki anne adayı sayısının düşeceğini gösterirken, SGK’nın aktif/pasif sigortalı oranının gerilemesi de dikkat çekiyor. Küçülen yeni kuşaklar nedeniyle gelecekte sosyal güvenlik sistemini finanse edecek ve yaşlı bakımını üstlenecek nüfusun daralması ciddi bir risk oluşturuyor.
"GÜVENLİ BAŞLANGIÇ PROGRAMI" İLE ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, 2028-2030 yıllarını kritik eşik ilan ederek "Güvenli Başlangıç Programı"nı önerdi. Hazırlanan raporda; doğum yardımlarının ikinci çocuğa kaydırılması, ikinci çocuktan itibaren çalışan ailelere kademeli gelir vergisi indirimi uygulanması, 0-3 yaş bakım kapasitesinin artırılması, genç çiftlere sosyal konut sağlanması ve çocuk nedeniyle işten ayrılan kadınların emeklilik primlerinin kamu tarafından "bakım kredisi" modeliyle karşılanması gerektiği vurgulandı.


