Orta Doğu’da savaşın enerji hatlarına sıçraması dünya piyasalarında büyük dalgalanmaya neden olurken, en dikkat çekici kazananlardan biri Rusya oldu. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanma ve ABD’nin tam abluka uygulaması sonrası Brent petrol fiyatı sert yükseldi. Bu artış, Batı yaptırımları altında gelir kaybı yaşayan Moskova’nın bütçesine adeta can suyu verdi. Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada petrol fiyatlarındaki son yükseliş sayesinde federal bütçeye yaklaşık 200 milyar ruble, yani yaklaşık 2,7 milyar dolar ilave gelir sağlandığını duyurdu. Siluanov, enerji fiyatlarının bütçe dengesini geçici de olsa rahatlattığını ifade etti.
PETROL YÜKSELDİ, MOSKOVA NEFES ALDI
Rus ekonomisi son aylarda düşük enerji gelirleri ve savaş harcamaları nedeniyle ciddi bütçe baskısı altındaydı. Ancak İran savaşıyla birlikte petrolün varil fiyatının hızla yükselmesi, Rusya’nın Urals tipi petrol satış gelirlerini de yukarı taşıdı. Reuters hesaplamalarına göre yalnızca mayıs ayı petrol ve gaz vergi gelirlerinin 650 milyar ruble seviyesine çıkması bekleniyor. Bu rakam geçen yılın aynı döneminin oldukça üzerinde bulunuyor. Uzmanlara göre Moskova, Ukrayna savaşı ve yaptırımlar nedeniyle zorlanan mali yapısına rağmen Orta Doğu’daki enerji krizini kısa vadeli fırsata çevirmiş durumda. Yükselen petrol fiyatı sayesinde Kremlin hem bütçe açığını baskılıyor hem de savaş finansmanında rahatlama sağlıyor.
DÜNYA SARSILIRKEN RUSYA KAZANDI
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sadece enerji fiyatlarını değil küresel lojistik ve sigorta maliyetlerini de yukarı çekerken, ithalatçı ülkeler için ağır bir fatura oluşturdu. Avrupa ve Asya’da akaryakıt endişesi büyürken, petrol ve doğalgaz ihracatçısı Rusya bu süreçte dış şoktan pozitif ayrışan nadir ülkelerden biri oldu. Ekonomistler, çatışmanın uzaması halinde Moskova’nın enerji gelirlerindeki artışın daha da büyüyebileceğini ancak bunun küresel enflasyon ve yeni ekonomik durgunluk riskini beraberinde getireceğini belirtiyor. Kremlin açısından bakıldığında ise Orta Doğu’daki her yeni gerilim, yaptırımlarla sıkışan bütçeye yeni bir nefes alanı açıyor.