İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’ndan İsrail ve ABD ile müttefiklerine ait olduğu belirtilen gemilerin geçişine yeniden yasak getirildiğini açıkladı. Yapılan açıklamada, yasağa uymayan gemilere sert karşılık verileceği ifade edildi. İranlı yetkililerin açıklamalarına göre kararın, bölgede devam eden çatışmalar nedeniyle güvenlik gerekçesiyle alındığı aktarıldı.
ÜÇ KONTEYNER GEMİSİNİN GERİ ÇEVRİLDİĞİ AÇIKLANDI
Savaşın 27’nci gününde İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, “İsrail-Amerikan ittifakı” ile bağlantılı olduğu belirtilen limanlara giden veya bu limanlardan gelen gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilmeyeceği belirtildi. Açıklamada, sabah saatlerinde üç farklı ülkeye ait konteyner gemisinin boğazdan geçiş girişiminde bulunduğu, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin müdahalesi sonrası gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kaldığı öne sürüldü.
İranlı yetkililer ayrıca ABD yönetiminin boğazın açık olduğu yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, mevcut durumda boğazın fiilen kapalı olduğunu iddia etti. Yasağa uymayan unsurların sert karşılık göreceği yönünde uyarı yapıldığı aktarıldı.
SİVİLLERE GÜVENLİK UYARISI YAPILDI
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada ayrıca bölgedeki sivillere, ABD askerlerinin konuşlandığı alanlardan uzak durmaları yönünde çağrı yapıldı. Açıklamada, güvenlik gerekçesiyle bu bölgelerin terk edilmesinin tavsiye edildiği ifade edildi. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin, Wang Yi ile yaptığı telefon görüşmesinde Hürmüz Boğazı’nın genel olarak uluslararası gemi trafiğine açık olduğunu ancak İran ile çatışma halinde olan ülkeler için durumun farklı değerlendirildiğini ifade ettiği aktarıldı.
BÖLGEDE ÇATIŞMALARIN SÜRDÜĞÜ ÖNE SÜRÜLDÜ
İddialara göre ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlattığı, İran’ın da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlenen hedeflere karşılık verdiği öne sürüldü. Saldırılarda çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği iddia edilirken, bu bilgilerle ilgili resmi kaynaklardan doğrulama yapılmadığı kaydedildi.



