Antalya ve çevresinde yetiştirilen domates, biber, salatalık, narenciye ve çeşitli meyveler başta Orta Doğu ülkeleri olmak üzere birçok pazara gönderiliyor. İhracatçılar, özellikle İran ve Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatların büyük ölçüde kara ve deniz yolu ile gerçekleştirildiğini belirtiyor. Ancak bölgedeki savaşın büyümesi halinde ulaşım hatlarının risk altına girebileceği ve ticaretin aksayabileceği ifade ediliyor. Özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik endişeleri, nakliye maliyetlerini artırabilir.
NAKLİYE MALİYETLERİ ARTABİLİR
Tarım ihracatıyla ilgilenen sektör temsilcileri, savaş ortamının lojistik maliyetlerini doğrudan etkilediğini söylüyor. Nakliye sigortalarının artması, gemi ve tır güzergâhlarının değişmesi gibi durumların fiyatları yukarı çekebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre bu durum Antalya’daki üreticilerin ürünlerini farklı pazarlara yönlendirmesine neden olabilir.
İÇ PİYASADA FİYATLAR DEĞİŞEBİLİR
Savaşın uzun sürmesi durumunda ihracatın yavaşlaması, Antalya’daki sebze ve meyvenin iç piyasaya yönelmesine yol açabilir. Bu durumda bazı ürünlerde fiyat düşüşleri yaşanabileceği ifade ediliyor. Ancak enerji ve nakliye maliyetlerinin artması halinde ise tam tersi şekilde fiyatların yükselmesi de mümkün.
UZMANLAR: YENİ PAZARLAR ÖNEM KAZANABİLİR
Tarım ekonomisi uzmanları, ihracatın tek bir bölgeye bağlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Avrupa, Balkanlar ve Orta Asya pazarlarının alternatif olarak daha fazla önem kazanabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre Antalya’nın güçlü üretim kapasitesi sayesinde farklı pazarlara yönelmesi mümkün olsa da bölgedeki savaşın uzaması halinde tarım ihracatında dalgalanmalar yaşanması kaçınılmaz olabilir.