Cumhurbaşkanı kararıyla Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki çok sayıda otoyol, bağlantı yolu ve Boğaz köprülerinin özelleştirme programına dahil edilmesi gündemdeki yerini korurken, sürecin perde arkasına ilişkin resmi açıklama geldi. Yayımlanan kararla Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun bağlantı yolları ile hizmet tesisleri kapsama alındı.
Kararda ayrıca 2010 yılında programa dahil edilen 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın ve İzmir ile Ankara çevre otoyollarına vurgu yapıldı. Mülkiyet devri olmadan işletme hakkı devri, kiralama veya gelir ortaklığı modelleriyle 30 yıllığına planlanan süreçte, 31 Aralık 2031'e kadar devir tamamlanana kadar tüm bakım ve onarımı KGM üstlenecek, sonrasında ise denetleyici role geçecek.
"SATIŞ DEĞİL İŞLETME HAKKI DEVRİ"
Gelişmelerin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) yazılı bir açıklama yayımlayarak sürecin hukuki boyutuna açıklık getirdi. Hazırlıkların ilgili kurumlarla koordineli sürdüğünü belirten bakanlık, "Bahse konu rutin hazırlık çalışmaları, kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yöneliktir. Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil, otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır" ifadelerini kullandı.
"600 MİLYON DOLAR KÂR DEĞİL GELİRDİR"
Kamuoyunda dolaşan finansal rakamlara ve kâr iddialarına da sert tepki gösteren bakanlık, yapılan hesaplamaların teknik olarak geçersiz olduğunu kaydetti. Açıklamada, "Kamuoyunda otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr ettiği ve 30 yıllık kârın 18 milyar dolara ulaştığı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa 600 milyon dolar kâr değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderlerine ayrılmaktadır. Ayrıca önemli tutarda yatırım, yenileme, personel ve işletme giderleri bulunmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır. Bu nedenle 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak '30 yıllık kâr' veya 'kamu zararı' hesabı yapılması geçerli değildir" denildi.
Süreçte ücretsiz otoyolların ücretli yapılması, geçiş ücretlerine ilave artış gelmesi veya çalışanların hak kaybına uğraması gibi bir durumun bulunmadığı vurgulanırken, yayımlanan kararın bir ihale değil yetkilendirme adımı olduğu ve sürecin şeffaflıkla yürütüleceği ifade edildi.