Milyonlarca çalışan ve işverenin yakından takip ettiği Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), 2027–2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’dan (OVP) çıkarıldı. Maaşlardan yüzde 3 ilave kesinti öngören ve uzun süredir kamuoyunda tartışılan sistemin yeni ekonomi yol haritasında yer almaması, tasarısının tamamen rafa kaldırıldığını gösterdi.
SÜREKLİ ERTELENEN TAKVİM SONUNDA PATLADI
Yapılan değerlendirmelere göre, daha önce 2024, 2025 ve 2026 yılları hedeflenerek sürekli ertelenen mevzuat altyapısı ve sıkışan takvim, sistemin tıkanmasına neden oldu. Sahadaki iktisadi ve sosyal şartlar ile uygulamanın örtüşmemesi sonucu, ertelenen kararların ardından TES başlığı yeni OVP metninden tamamen silindi.
"ÇALIŞANIN YENİ BİR KESİNTİYİ TAŞIYACAK GÜCÜ KALMADI"
Mevcut ekonomik tablonun çalışan cephesindeki yansımasına bakıldığında, asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın açıldığı bir dönemde ilave kesintilerin dar gelirliyi doğrudan etkileyeceğine dikkat çekildi. Konuya ilişkin yapılan analizlerde şu görüşlere yer verildi:
"Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonları trilyon dolarlara ulaşır ve ülke ekonomisine can suyu sağlar. Ancak bizde birikim ve tasarruf oranları dip seviyededir. Hükûmetin niyeti elbette devlet, çalışan ve işveren üçlüsünden yeni bir fon kaynağı oluşturmaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Çünkü çalışanın ve dar gelirlinin sırtında taşıyacak bir gram dahi mecal kalmamıştır. Sofrasında ekmeği küçülen çalışana 'yarın emekli olacaksın' demek çare değildir."
İŞVEREN İÇİN PRİM YÜKÜ VE KAYIT DIŞI İSTİHDAM RİSKİ
Sistemin işveren tarafına getireceği maliyet artışları da iptal kararında etkili oldu. SGK ve işsizlik prim yükünün TES ile birlikte yüzde 44,75 seviyesine tırmanacak olması, özellikle KOBİ'ler ve küçük esnaf için sürdürülemez bir yük olarak değerlendirildi. Yüksek prim maliyetlerinin kayıt dışı ekonomiyi tetikleme riski taşıması ve tarafların ortak bir noktada uzlaşamaması nedeniyle sistem yürürlüğe konulmadı.