DÜNYA

Orta Doğudaki Savaş Tarlayı Vurdu! Küresel Gıda Krizi Kapıda

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve İran’daki savaşın devam etmesiyle küresel gübre piyasasında yaşanan arz krizi, temel gıda fiyatlarını doğrudan tehdit ediyor. Körfez bölgesi, dünyanın en büyük gübre fabrikalarından bazılarına ev sahipliği yaparken, uzun süreli ulaşım kesintilerinin üretimi aksatması ve maliyetleri hızla yükseltmesi bekleniyor. Analistler, gübre krizinin sürmesi halinde ekmek, makarna ve patates gibi temel gıda maddelerinde sert fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.

Ortadoğu’da tırmanan savaşın küresel ekonomiye etkileri giderek büyüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim ve bölgedeki üretim tesislerinin devre dışı kalması dünya gübre piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Uzmanlar, sevkiyatların aksaması halinde hem gübre fiyatlarının hem de gıda maliyetlerinin hızla artabileceği uyarısında bulunuyor.

ÜRE FİYATLARI SERT YÜKSELDİ

Körfez bölgesinde yaşanan gelişmelerin ardından küresel gübre piyasasında önemli bir gösterge olan üre fiyatları ton başına 575 ile 635 dolar seviyesine yükseldi. Bölgedeki üretim kesintileri ve sevkiyat riskleri piyasada arz endişesini artırırken, enerji ve gübre sektöründe faaliyet gösteren QatarEnergy’nin üre, polimer, metanol ve alüminyum gibi stratejik ürünlerin üretimini askıya alması arz sıkıntısını daha da derinleştirdi.

KÜRESEL SEVKİYATLAR RİSK ALTINDA

Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir kapanma, sentetik gübre üretiminin temel bileşenleri olan amonyak ve azotun taşınmasını doğrudan etkileyebilir. Körfez bölgesi dünyanın en büyük gübre üretim merkezlerinden bazılarına ev sahipliği yaparken, sevkiyatların aksaması üretimi ve maliyetleri ciddi şekilde etkileyebilir. Dünyada azot gübresi üretiminde önemli paya sahip olan Iran da küresel piyasada kritik bir rol oynuyor. İran, Rusya, Mısır ve Suudi Arabistan’ın ardından üre gübresinde dünyanın en büyük ihracatçıları arasında yer alıyor.

ABD’DE FİYATLAR HIZLA ARTTI

Savaşın başlamasının ardından ABD’de de gübre fiyatlarında hızlı bir yükseliş yaşandı. Analistlere göre New Orleans limanındaki ithalat merkezinde ton başına 516 dolar seviyesinde olan gübre fiyatı kısa sürede 683 dolara kadar çıktı. Uzmanlar, Basra Körfezi’ndeki krizin sürmesi ve sevkiyatların bahar ekim dönemine yetişmemesi durumunda fiyatların daha da artabileceği konusunda uyarıyor.

KÜRESEL PİYASADA 80 DOLARLIK ARTIŞ

Gübre fiyatlarındaki yükseliş yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. Özellikle ithalata bağımlı ülkeler arasında bulunan India da tedarik sıkıntısından ciddi şekilde etkileniyor. Hindistan, üre ve fosfatlı gübrenin yüzde 40’tan fazlasını Orta Doğu’dan temin ediyor. Analistler, küresel gübre piyasasının İran savaşı başlamadan önce de sıkışık bir durumda olduğunu, Çin’in ihracat kısıtlamaları ve Avrupa’daki üreticilerin Rus gazındaki kesintiler nedeniyle üretimi azaltmasının piyasayı zaten kırılgan hale getirdiğini belirtiyor. Son gelişmelerle birlikte üre fiyatlarının savaş öncesine göre ton başına yaklaşık 80 dolar arttığı ifade ediliyor.

GIDA ÜRETİMİ RİSK ALTINDA

Uzmanlar, dünya genelinde her yıl 180 milyon tondan fazla azotlu gübre üretildiğini ve bu gübrelerin üretim maliyetinin yüzde 70-80’ini doğalgazın oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki artış doğrudan gübre maliyetlerine yansıyor. Azot gübreleri olmadan buğday, mısır ve pirinç gibi temel tarım ürünlerinin veriminin ciddi şekilde düşeceği belirtilirken, gübre üretiminde yaşanabilecek uzun süreli aksaklıkların küresel gıda üretimini de olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

FİYATI ARTMASI BEKLENEN ÜRÜNLER

Öte yandan Körfez bölgesi, dünyanın en büyük gübre fabrikalarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Uzun süreli bir ulaşım kesintisinin üretimi aksatabileceği ve maliyetleri yükseltebileceği belirtiliyor. Analistler, gübre krizinin sürmesi durumunda ekmek, makarna ve patates gibi temel gıda ürünlerinin fiyatlarında sert yükselişler yaşanabileceğini ifade ediyor. Ayrıca hayvansal yem maliyetlerinin artmasıyla birlikte et ve süt ürünleri fiyatlarının da bu dalgadan etkilenmesinin kaçınılmaz olabileceği değerlendiriliyor.