ASAYİŞ

Soylu'dan Gülistan Doku İddialarına Sert Yanıt

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’i koruduğu yönündeki iddiaları reddederek, elinde bilgi ve belge olup bunu açıklamayanların sorumluluk taşıdığını söyledi.

Türkiye gündeminden düşmeyen Gülistan Doku soruşturmasında son dönemde yaşanan tutuklamalar ve eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkındaki adli süreç sonrası gözler, olayın yaşandığı dönemin İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu’ya çevrildi. Soylu’nun geçmişte Tuncay Sonel hakkında kullandığı “iddialar asılsız” ifadeleri yeniden gündeme gelirken, kamuoyunda Sonel’i koruduğu yönünde eleştiriler yükseldi. Meclis tutanaklarına da yansıyan açıklamalarda Soylu’nun o dönem valiye yönelik suçlamaları reddettiği görülmüştü. Tartışmaların büyümesi üzerine açıklama yapan Süleyman Soylu, hakkında yürütülen suçlamaları “iftira kampanyası” olarak nitelendirdi. Soylu, soruşturma sürecinde devletin tüm imkanlarının kullanıldığını savunarak, o dönemde şüpheli konumunda bulunan herkesin sorgulandığını, ancak somut bir sonuca ulaşılamadığını ifade etti.

“BİLGİSİ OLAN SUSUYORSA SORUMLUDUR”

Soylu, kamuoyuna yansıyan son değerlendirmesinde, elinde bilgi ya da belge bulunan kişilerin bunu adli makamlara sunmak yerine siyasi tartışma malzemesi yapmasını eleştirdi. 2028 yılından sonra siyaseti bırakacağını da açıklayan Soylu, “Elinde bilgisi olan, belgesi olan, ortaya koymayan namerttir” sözleriyle iddialara sert tepki gösterdi. Gülistan Doku dosyasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatılmış, açığa alınmasının ardından tutukluluğa yapılan itiraz da reddedilmişti. Soruşturma kapsamında Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel dahil çok sayıda kişi “kasten öldürme”, “cinsel saldırı” ve “suç delillerini gizleme” gibi suçlamalarla adli süreçle karşı karşıya bulunuyor.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA GÖZLER YENİ İFADELERDE

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının ardından yıllardır sonuç alınamayan dosyada, son haftalarda tanık ifadeleri ve yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın derinleştiği belirtiliyor. Kamuoyunda, dönemin kamu görevlilerinin dosyadaki olası ihmalleri ve müdahaleleri de tartışılmaya devam ederken, Süleyman Soylu’nun açıklamaları bu tartışmayı yeniden siyasi gündemin üst sıralarına taşıdı.