Hizmet İhracatçıları Birliği'nden (HİB) yapılan açıklamaya göre Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, NATO Zirvesi boyunca yalnızca Türk şeflerinin değil, organizasyonda görev alan otellerin de sundukları hizmet kalitesiyle önemli bir başarı sergilediğini ifade etti.
Zirve kapsamında dünya liderlerine Trabzon tereyağı, Hizan karakovan balı, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, Erzincan tulum peyniri, Maraş dondurması ve Antep fıstığı gibi Türkiye'nin farklı bölgelerini temsil eden yöresel ürünlerin ikram edildiğini belirten Gür, bu tercihlerin Türk mutfağının kültürel zenginliğini uluslararası kamuoyuna taşıdığını söyledi.
GASTRODİPLOMASİ TÜRKİYE'NİN YUMUŞAK GÜCÜNÜ GÜÇLENDİRİYOR
Günümüzde ülkelerin yalnızca siyasi söylemleriyle değil, kültürleri, mutfakları ve yaşam biçimleriyle de uluslararası algı oluşturduğunu dile getiren Gür, gastronominin diplomasinin önemli araçlarından biri haline geldiğini kaydetti.
Gür, açıklamasında, "Diplomasi artık sadece toplantı salonlarında yürümüyor, ülkelerin mutfakları da uluslararası ilişkilerin sessiz ama etkili dili haline geliyor. NATO Zirvesi'nde sunulan her tabak, yalnızca bir yemek değil; Anadolu'nun üretim gücünü, coğrafi zenginliğini, kültürel mirasını ve Türk misafirperverliğini temsil etti. Türk mutfağı, Türkiye'nin yumuşak gücünün en etkili unsurlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi." ifadelerini kullandı.
GASTRONOMİ HİZMET İHRACATINDA STRATEJİK ALAN HALİNE GELDİ
Gastronominin artık yalnızca restoranlarla sınırlı bir alan olmadığını belirten Gür, sektörün turizmden konaklamaya, etkinlik yönetiminden yiyecek-içecek hizmetlerine kadar geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu ifade etti.
Bir turistin yalnızca yemek tüketmediğini, aynı zamanda o yemeğin hikâyesini, üretildiği coğrafyayı ve kültürel değerlerini de deneyimlediğini vurgulayan Gür, bu deneyimin destinasyon tercihlerini etkilediğini, ziyaret sürelerini uzattığını ve Türkiye'ye daha yüksek katma değer sağladığını belirtti. Gür, gastronominin ziyaretçi harcamalarını artırarak hizmet ihracatında katma değeri yükselten en önemli alanlardan biri haline geldiğini söyledi.
TÜRKİYE'NİN GASTRONOMİ POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye'nin gastronomi alanında dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Hediye Güral Gür, yedi coğrafi bölgenin sahip olduğu mutfak mirası, yüzlerce coğrafi işaretli ürün, uluslararası başarı elde eden şefler ve güçlü turizm altyapısının ülkeye önemli bir rekabet avantajı sağladığını belirtti.
Gür, gastronominin artık yalnızca mutfak kültürünü temsil etmediğini, aynı zamanda turizm, ticaret, tarım ve ülke markasının ortak paydası haline geldiğini vurgulayarak, bu alandaki çalışmaların Türkiye'nin uluslararası rekabet gücüne önemli katkı sunduğunu ifade etti.



