ALANYA HABERLERİ

Yeni Vergi Düzenlemesiyle Türkiye Transit Ticarette Küresel Merkez Olmayı Hedefliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan yeni vergi düzenlemesi kapsamında transit ticaret kazançlarına getirilen geniş vergi indirimleriyle Türkiye’nin uluslararası rekabette güçlü bir transit ticaret merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor.

Türkiye ekonomisinde ihracat kapasitesini artırmaya ve ülkeyi bölgesel ticaret üssüne dönüştürmeye yönelik hazırlanan yeni vergi paketi, transit ticaret alanında önemli teşvikler içeriyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı düzenleme kapsamında, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye fiziksel olarak getirilmeden başka ülkelere satılması veya bu alım-satımlara Türkiye üzerinden aracılık edilmesiyle elde edilen kazançlara ciddi vergi avantajları sağlanacak. Böylece Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumunun ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.

İSTANBUL FİNANS MERKEZİ’NDE TRANSİT TİCARET KAZANÇLARI VERGİSİZ OLACAK

Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından birini İstanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren şirketlere sağlanacak tam vergi avantajı oluşturdu. Mevcut uygulamada transit ticaretten elde edilen kazancın yüzde 50’si kurumlar vergisi matrahından indirilebilirken, yeni sistemle bu oran yüzde 100’e çıkarılıyor. Bu kapsamda İstanbul Finans Merkezi’nde yerleşik şirketlerin transit ticaret gelirleri tamamen vergiden muaf hale gelecek. Yalnızca İstanbul Finans Merkezi ile sınırlı kalmayan düzenleme kapsamında, merkez dışında faaliyet gösteren şirketlerin transit ticaret gelirlerine de yüzde 95 oranında kazanç indirimi getiriliyor. Böylece teşvik ülke geneline yayılarak Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların uluslararası mal akışında daha etkin rol üstlenmesi planlanıyor.

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE’NİN KONUMU GÜÇLENECEK

Yetkililer, Türkiye’nin jeopolitik konumunun doğu ile batı arasında doğal bir lojistik koridor sunduğunu, yeni vergi modelinin ise bu avantajı finansal merkez kimliğiyle birleştireceğini belirtiyor. Malların Türkiye’ye giriş yapmadan Türkiye merkezli şirketler üzerinden dünya pazarlarında el değiştirmesi, hem uluslararası ticaret hacmini büyütecek hem de finans, lojistik, sigorta, gümrük danışmanlığı ve dış ticaret hizmetlerinde yeni gelir alanları oluşturacak. Ekonomi çevrelerinde, bu adımın özellikle Dubai, Singapur ve Hollanda gibi transit ticaret merkezleriyle rekabet edebilecek yeni bir Türk ticaret modeli oluşturacağı değerlendirmesi yapılıyor. Ayrıca düzenlemenin iç piyasadaki rekabeti bozmadan yalnızca dış ticaret işlemlerini teşvik edecek şekilde kurgulandığı ifade ediliyor.

ANTALYA VE ALANYA İHRACATINDA DOLAYLI KATKI BEKLENİYOR

Yeni vergi teşviklerinin sadece İstanbul merkezli şirketleri değil, dış ticaret bağlantısı güçlü olan üretim ve turizm şehirlerini de dolaylı olarak etkilemesi bekleniyor. Tarım ihracatı, yaş sebze-meyve ticareti, lojistik depolama ve turizm tedarik zinciri açısından güçlü bir konuma sahip Antalya ile Alanya’da faaliyet gösteren dış ticaret firmalarının bu yeni modelden yararlanarak uluslararası pazarlarda daha esnek ticaret yapabileceği belirtiliyor. Özellikle Alanya ve Gazipaşa hattında tropikal meyve, örtü altı tarım ürünleri ve tarımsal ekipman ticaretiyle bağlantılı firmaların transit ticaret ağlarına dahil olmasının bölgesel ekonomik hareketliliği artırabileceği ifade edilirken, Antalya Limanı ve hava kargo bağlantılarının da bu süreçte daha stratejik hale gelebileceği kaydediliyor. Yeni vergi düzenlemesinin yasalaşmasının ardından Türkiye’nin küresel ticaret akışında çok daha görünür bir aktör olması bekleniyor.