Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki artışın sürücülere yansımasını önleyen eşel mobil sisteminin önümüzdeki yıl uygulanmayacağını açıkladı.
Katıldığı canlı yayında ekonomi gündemini değerlendiren Şimşek, 2026 yılında uygulanan sistem nedeniyle önemli miktarda kamu gelirinden feragat ettiklerini, motorindeki uygulamanın yıl sonunda tamamlanacağını bildirdi. Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinden dezenflasyon sürecine, bütçe performansından reel sektöre sağlanan desteklere kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Bakan Şimşek, ekonomi politikasındaki temel çerçevenin kararlılıkla korunduğunu vurguladı.
OVP'DE EN BAĞLAYICI HEDEF BÜTÇEDİR
OVP'nin kamu yönetimi açısından bağlayıcı bir taahhüt, özel sektör için ise yol haritası niteliği taşıdığını belirten Şimşek, programın en kritik ayağının bütçe hedefleri olduğunu ifade etti. Bütçe disiplininde öngörülenin de üzerinde bir performans sergilendiğini kaydeden Şimşek, feragat edilen gelirlere rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'lik hedefin altında kalacağını ve yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini aktardı. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) tahminlerini yılda dört kez, Türkiye'nin ise yılda bir kez güncellediğini hatırlatan Şimşek, küresel şoklara rağmen Türkiye ekonomisinin 2026 yılını yüzde 3,3 büyüme ile kapatmasının öngörüldüğünü dile getirdi.
SAVAŞ OLMASAYDI ENFLASYON 7 PUAN AŞAĞIDA OLURDU
Ekonomi yönetiminin ana hedefinin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin planlanan hızda ilerleyemediğini belirten Şimşek, jeopolitik krizlerin ve savaş ortamının emtia fiyatları üzerindeki baskısına dikkat çekti. Şimşek, "Bu sene savaş yaşanmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan daha düşük seviyede olurdu. Yıl sonunu yüzde 20-22 bandında tamamlayabilirdik" dedi. Dezenflasyon takviminde ufak esnemeler yaşansa da seçim döneminde dahi bu politikadan taviz verilmeyeceğini açıklayan Bakan Şimşek, kamu çalışanları ile emeklilerin maaş artışlarının enflasyon oranının altında kalmayacağını yineledi.
TEK HANELİ ENFLASYON SONRASI KUR REJİMİ MESAJI
Türkiye için ideal modelin dalgalı kur rejimi olduğunu ancak mevcut piyasa koşullarının bu geçişe henüz imkan tanımadığını söyleyen Şimşek, Türk lirasına güçlü bir talep bulunduğunu ifade etti. Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle birlikte esnek kur rejimine geçişin gündeme gelebileceğini belirten Şimşek, asıl odağın yapısal reformlar ve verimlilik artışı olması gerektiğini kaydetti.
SANAYİ, TARIM VE İHRACATA DEV DESTEK PAKETİ
Reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla bütçe imkanlarının seçici programlarla devreye sokulduğunu belirten Şimşek, sağlanan teşvikleri detaylandırdı:
-
Tarımsal Krediler: Yaklaşık 1 milyon çiftçinin faydalandığı kredilerde ortalama faiz yüzde 12 seviyesinde uygulanırken, faiz yükünün yüzde 70'i kamu tarafından karşılanıyor.
-
Eximbank ve İhracat: Sermaye yapısı 7 kat güçlendirilen Eximbank'ın bu yıl sağladığı kredi hacmi 60 milyar dolara ulaştı.
-
Yatırım ve İşletme Desteği: Stratejik öneme sahip 284 ürünü üretecek yatırımcılara 10 yıl vadeli ve toplam 750 milyar TL büyüklüğünde kredi imkanı sunuluyor. İmalat sanayisine ise 250 milyar TL işletme sermayesi desteği verilecek.
-
Maaş Desteği: Belirlenen 5-6 sektörde faaliyet gösteren işletmelere, çalışan başına aylık yaklaşık 5 bin TL maaş desteği sağlanıyor.
YILDA 750 BİN SOSYAL KONUT İNŞA EDİLECEK
Deprem bölgesindeki konut inşaatlarının büyük ölçüde tamamlandığını bildiren Şimşek, konut arzını artırmak amacıyla önümüzdeki dönemde her yıl 750 bin sosyal konut inşa edileceğini duyurdu. Dev proje için bütçeden 250 milyar TL kaynak ayrıldığı açıklandı. Vergi politikalarına da değinen Şimşek; dolaylı vergilerde yeni bir artışın gündemde olmadığını, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli mesafeler katedildiğini ve mali disiplinden taviz verilmeyeceğini söyledi.


