Enerji piyasası verilerine göre Türkiye’nin yıllık doğalgaz tüketimi yaklaşık 53 milyar metreküp seviyesinde bulunurken, bunun önemli bir bölümünü konut tüketimi oluşturuyor.

BÖLGELERE GÖRE TÜKETİM FARKLILIK GÖSTERİYOR

Uzmanlara göre Türkiye’de doğalgaz tüketimi özellikle kış şartlarının daha sert geçtiği bölgelerde daha yüksek seviyelerde gerçekleşiyor. Örnek olarak:

  • Doğu Anadolu Bölgesi: Hane başı ortalama tüketim yaklaşık 175 m³ (aylık kış dönemi ortalaması)
  • İç Anadolu Bölgesi: Yaklaşık 155 m³
  • Marmara Bölgesi: Yaklaşık 125 m³

Bu farklılığın temel nedenleri arasında iklim şartları, ısınma süresinin uzunluğu ve yapıların enerji verimliliği yer alıyor.

KONUT TÜKETİMİ TOPLAM TÜKETİMİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ OLUŞTURUYOR

Sektör raporlarına göre:

  • Türkiye’de doğalgaz tüketiminin yaklaşık %36’sı konutlardan geliyor
  • Sanayi tüketimi yaklaşık %30
  • Elektrik üretimi yaklaşık %20
  • Diğer kullanım alanları yaklaşık %10 seviyesinde bulunuyor.

Uzmanlar, konut tüketiminin yüksek olması nedeniyle sosyal tarife veya bölgesel destek modellerinin genellikle hane tüketimi üzerinden tartışıldığını ifade ediyor.

Türkiye’den İsrail’e Ticaret 23 Aydır Durduruldu
Türkiye’den İsrail’e Ticaret 23 Aydır Durduruldu
İçeriği Görüntüle

AKDENİZ BÖLGESİ DAHA AZ TÜKETİYOR

Enerji uzmanlarına göre Akdeniz Bölgesi (Antalya, Alanya gibi şehirler) daha ılıman iklim nedeniyle doğalgazı ağırlıklı olarak sıcak su ve sınırlı ısınma amacıyla kullanıyor. Bu nedenle bölgenin ortalama tüketiminin soğuk bölgelere göre daha düşük olduğu belirtiliyor. Bu durumun bölgesel fiyatlandırma tartışmalarında önemli bir kriter olabileceği değerlendiriliyor.

UZMANLAR: BÖLGESEL TARİFE SOSYAL DENGE İÇİN KULLANILABİLİR

Enerji ekonomistleri, bölgesel doğalgaz tarifesi uygulanması halinde şu kriterlerin dikkate alınabileceğini belirtiyor:

  • İklim (ısıtma gün sayısı)
  • Ortalama gelir seviyesi
  • Bölgesel tüketim miktarı
  • Enerji verimliliği
  • Sosyal destek ihtiyacı

Uzmanlara göre henüz Türkiye’de tamamen bölgesel fiyat sistemine geçilmiş bir model bulunmazken, sosyal destek ve kademeli tarife uygulamaları üzerinden benzer etkilerin sağlanabildiği ifade ediliyor.