İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026, çevre ve sürdürülebilirlik alanında önemli isimleri bir araya getirdi. Forum kapsamında gerçekleştirilen “Sıfır Atığın Tanımlanması: Sıfır Atık Gerçekten Ne Anlama Geliyor?” başlıklı panel yoğun ilgi gördü.
“SIFIR ATIK BİR STRATEJİDİR”
Panelde konuşan Hilde van Duijn, sıfır atığın yalnızca atıkları geri dönüştürmekten ibaret olmadığını belirterek bunun kapsamlı bir yaşam ve üretim stratejisi olduğunu ifade etti. Duijn, döngüsel ekonomi anlayışının yaygınlaşmasıyla toplumların daha sürdürülebilir ve kaynaklarını verimli kullanan yapılara dönüşebileceğini söyledi.
“DAHA AZ MATERYAL KULLANMAMIZ GEREKİYOR”
Sıfır atık hedefinin ilk adımının tüketimi azaltmak olduğunu vurgulayan Duijn, şu değerlendirmede bulundu:
“Eğer sıfır atık ile başlıyorsak ve döngüsel ekonomi de varsa o zaman daha az materyal ve ürün kullanmamız lazım.”
Uzman isim, doğal kaynakların korunabilmesi için tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ÜRÜNLERİN ÖMRÜ UZATILMALI
Döngüsel ekonominin temel prensiplerinden birinin ürünlerin mümkün olduğunca uzun süre kullanımda kalması olduğunu belirten Duijn, tamir, yeniden kullanım ve yenileme uygulamalarının önemine işaret etti. Kullanılan ürünlerin çöpe gitmeden önce tekrar değerlendirilmesinin hem ekonomik hem de çevresel fayda sağladığını ifade etti.
GERİ DÖNÜŞÜM SON AŞAMA
Duijn, geri dönüşümün önemli olduğunu ancak sıfır atık sisteminin son halkasını oluşturduğunu belirtti. Yenilenebilir malzemelerin tercih edilmesi, ürünlerin tekrar kullanılması ve onarılması sonrasında geri dönüşümün devreye girmesi gerektiğini söyleyen Duijn, sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasının önemine vurgu yaptı.
HEDEF DÖNGÜSEL EKONOMİ
Uzmanlara göre sıfır atık yaklaşımı, yalnızca atıkları azaltmayı değil; üretimden tüketime kadar tüm süreçlerin yeniden tasarlanmasını gerektiriyor. Forumda yapılan değerlendirmelerde, döngüsel ekonomi modelinin hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik verimlilik açısından geleceğin en önemli yaklaşımlarından biri olduğu ifade edildi.