Yargıtay, işçi-işveren uyuşmazlıklarında son dönemde sıkça gündeme gelen “jet arabuluculuk” uygulamasına ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Kararda, işten çıkarıldığı gün arabulucu huzuruna götürülen ve çeşitli belgeleri kısa süre içerisinde imzalamak zorunda kalan işçilerin, psikolojik baskı altında hareket etmiş olabileceği değerlendirildi.
“İRADE SAKATLANMASI” VURGUSU
Yargıtay kararında, iş akdinin feshedildiği gün gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde işçinin özgür iradesinin tam anlamıyla oluşamayabileceğine dikkat çekildi. Özellikle ekonomik kaygı, işsiz kalma korkusu ve ani gelişen süreçlerin işçi üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, bu şartlarda imzalanan anlaşmaların hukuken tartışmalı hale gelebileceği ifade edildi.
“JET ARABULUCULUK” TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Kararla birlikte kamuoyunda “jet arabuluculuk” olarak bilinen uygulamalar yeniden tartışma konusu oldu. İş hukukunda zorunlu arabuluculuk sistemi kapsamında bazı işverenlerin, işçileri işten çıkarıldığı gün hızlı şekilde arabuluculuk görüşmesine yönlendirdiği ve hak kayıplarına yol açabilecek belgeler imzalattığı iddiaları uzun süredir gündemde yer alıyordu.
İŞÇİ HAKLARI AÇISINDAN EMSAL NİTELİĞİ TAŞIYOR
Hukukçular, Yargıtay’ın verdiği kararın işçi hakları açısından önemli bir emsal oluşturduğunu değerlendiriyor. Kararın, arabuluculuk süreçlerinde taraf iradesinin özgür şekilde oluşup oluşmadığının daha dikkatli incelenmesine yönelik yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği belirtiliyor.





